Osman Aydoğan

Tarih: 25.06.2020 09:54

Bavyera’nın talihsiz kralı II.Ludwig

Facebook Twitter Linked-in

Avrupa'da dönem, Prusya’nın diğer Alman eyaletlerine hâkim olmaya çalıştığı, Napolyon Savaşlarının sürdüğü, Fransa ve Rusya ile sürekli anlaşmazlıkların yaşandığı bir dönemdir.İşte bu dönemde de Bavyera Krallığında II. Ludwig’in krallık serüveni başlar. Dün (04 Haziran 2020) uzun uzun anlattığım konu, II. Ludwig’i tarihi süreç içerisinde konumlandırarak anlatmak için kısa (!) bir giriş idiM Şimdi gelelim, 10 Mart 1864 ve 13 Haziran 1886 yılları arasında Bavyera Krallığının 4. Kralı olan II. Ludvig’in içinde, sarayların, şatoların, aşkın, masalların, efsanenin ve derin devletin bulunduğu hazin hikâyesine... Bavyera Kralı II. Ludwig Tam adı Ludwig Otto Friedrich Wilhelm olan ve Nymphenburg Sarayı’nda doğan II. Ludwig’in gençliği babasının yaptırdığı Hohenschwangau Şatosunda geçer. II. Ludwig burada babasının entelektüel çevresinde ve sanatla yoğrulan bir atmosferde gittikçe artan bir şekilde resim ve heykellerden ibaret bir hayatın içine çekilir. Büyüdükçe edebiyata olan merakı da artar ve özellikle Friedrick von Schiller'in şiirlerinin ve tiyatro eserlerinin etkisi altında kalır. 1861 yılında Wagner’in “Lohengrin” (*) operasının galasına katılmasıyla ömür boyu sürecek bir Richard Wagner hayranlığı başlar. II. Ludwig, 1863 yılında Bismarck ile tanışır. Bismarck kendisi hakkında “hem bir Alman vatanperver, hem de Bavyeralı olmayı önemseyen bir prens” ifadesini kullanır. II. Ludwig 1864 yılında 18 yaşındayken kral olur. Ancak kendisini etkileyen monarşik değerlerin 19. yüzyılda işlevsiz kaldığını görmek onun ilk hayal kırıklığını oluşturur. Parlamenter düzende yapmak istediği değişiklikler de Parlamentonun yaşlı üyeleri tarafından engellenince devlet işlerinden uzaklaşmaya ve Başkent Münih’ten ayrılıp Bavyera kırsalında yaşamaya başlar. İmzalaması gereken belgeleri imzalayıp kendi dünyasına döner. Gittikçe toplumsal hayattan uzaklaşıp hayaller ve masallarla dolu kendi iç âlemine kapanan II. Ludwig, şatolar ve kaleler yaptırma hevesine kapılır. Geceler boyu dağlarda dolaşmaya başlar, zorunlu toplantılara katılmaz ve iyice yalnızlığını pekiştirir.Bu arada Prusya’nın tacizleri artar. Savaştan hiç hoşlanmayan ve gidişatı engelleyemediğini fark eden II. Ludwig tahtan feragat etmeye karar verir. Hükümet üyeleri ise Wagner’i araya sokar. Kralın imkânlarını sonuna kadar kullanan Richard Wagner, II. Ludwig’i Münih’e dönmeye ikna eder. Böylece II. Ludwig, Wagner’in etkisi ve Parlamentonun baskısıyla Prusya’ya karşı harekât iznini imzalar. Sonuç Bavyera için hüsran olur. Tabii sorumlu olarak II. Ludwig görülür.Prusya ile imzalanan antlaşma koşulları neticesinde 1870 yılında Prusya’nın Fransa ile savaşa girmesinden dolayı, Bavyera da Fransa'ya karşı savaşa sürüklenir. Alman ordusunun başarılı olması, Prusya’nın gücünü artırır. Kazanılan Fransa savaşının ardından, Almanya’nın birliği için çalışan şansölye Bismarck’ın, II. Ludwig’in kuzeni olan Prusya kralını yeni kurulan Almanya’nın İmparatoru seçtirmesi ile gururu incinen II. Ludwig büsbütün içine kapanır. Sonuçta II. Ludwig, Prusya kralının Almanya hükümdarı olduğunu kabul etmek zorunda kalır ve Bavyera, 1871 yılında kurulan Almanya İmparatorluğu’nun da ikinci büyük eyaleti haline gelir. Ancak bu durum II. Ludwig’in Bavyera’yı Almanya’ya satan kral olarak tanınmasına yol açar.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —